en çok
en çok babamı özledim askerde.
kısa bir ara... :)
en çok babamı özledim askerde.
beni rahatta dinleyin…
ben ozledim lan.. hepinizi ayri ayri hem de.. bu arada tsk’nin internetinde hersey yasak lakin tumblr serbest.. yasasin sosyal medya :)
hadi ben kacar, albay beni bekler.. ;) safak 98 :P
eğlenirmişiz eskiden, özledim lan ajansı diyorum sonra aklıma geliyo gece 3de çıkıp sonra maaşım kesilmesin diye koşa koşa geldiğimi. sonra özlemekten vazgeçiyorum
cheers
bi sürü bisi yazmistim tumblr’a sayfa hata verdi. napalim, kismet degilmis :)
— m. jacket
sabah 05:30’da yataktan fırlamama kaç puan?
katatönikpatlıcan kardesim, beni rahatta dinle. 1 aydır 50 erkekle ayni yerde yatıp kalkıyorum, dusa giriyorum, yemek yiyorum. söyle o kızlara benim tercihlerim değişti artık. yilardir kadınlarda bulamadığım mutluluğu erkeklerde buldum ben. sıfır kapris, sıfır kafa karışıklığı.. oh be diyorum kısaca. icimi dokmeme vesile oldugun için senin de gozlerinden öpüyorum. sagol varol kardesim.
“iyi geceler” diyebilmek bile ne büyük nimetmis megersem, hele “günaydın”…
kendimi hiç bu kadar bomboş hissetmemistim, ne yapmam gerektigini hep baskalari soyledi gecen bir ay boyunca.. birgun bu boşluğu ozlerim diye korkmuyor değilim.. ozlem demisken; evet çok özlüyorum.
bugün yemin ettim; namusum ve şerefim üzerine, icabı durumunda canımı seve seve vereceğime dair. vay be, bana bak! görsen asker sanirsin.
askerlik yan gelip yatma yeri değilmiş gercekten de, bütün bir gün sogukta boş boş bekleme yeriymiş megersem.. gerçi insan her seye olduğu gibi buna da alışıyor.
birtek özlemler kaniksanmiyor.
tank onbaşı ö.k. :)
hepinizi çok özleyeceğim ben… ama öyle de mutlu ve rahatım ki giderken.
iyi ki varsınız siz……. ilk fırsatta yeniden görüşmek dileğiyle.
hepinizi çok çok öpüyorum……..
güle güle gidicem, güle güle dönücem… ;)
gelecektim, gelmeyi istiyordum. gelirsem gidemeyebilirdim. bunu göze alamadım. ayrılığın belki böylesi daha mı kolaydı.. bilmiyorum ki… sen böyle sorunca, çok garip oldu. çok garip oldum özlem.
özer bugün gelecektin ki, gelmeyecek miydin? gelebilirdin gibi değil miydi!
dün akşam, yine burcu’yla yürürken istiklal caddesinde ve herhangi birşeylerden bahsederken bi an bu şarkıda bulduk kendimizi. benim üstün müzik yeteneğim sayesinde, hiç bilmediğim bu şarkıya değişik besteler yorumlar katmamın hemen sonrasında, doğrusunu dinleyebilmek umuduyla ayırdık yollarımızı.
burcu dün bana armağan etmişti bu parçayı, ben de size armağan ediyorum. yok bu olmadı.. hediyemi aldım sizinle paylaşıyorum.. evet, bu daha iyi..
“hep böyle kal…” ondan bana, benden de size gelsin. teşekkürler burcu…
tanıştırayım efendim, kendisi shrilom olur… çoğunlukla fotoğraf çektirirken ellerini nereye koyacağını bilemez. ama bi buldu mu da, en samimi, en güzel pozunu veriverir.. :)
dün akşam çıkarken metronun merdivenlerinden istiklal’e doğru bi anda çekiverdik bu fotoğrafı. “çabuk çabuk! merdiven bitiyor.. aç hadi şemsiyeni..” telaşıyla… bazı insanların kendine has bu telaşlı ve heyecanlı hallerini seviyorum. shrilom’unkini de..
hani bazen birilerine kendinizi anlatmak istersiniz de bulamazsınız ya nerden nasıl başlayacağınızı.. kime, neyi, nasıl anlatacağınızı… ben onun, hiçbir şey anlatmadan beni anladığını gördüğümde çok şaşırmıştım.
iyi ki varsın burcu.. (şemsiyene de bayılıyorum ayrıca :))
su geçirmez, alarmlı… Casio F-91W
ha bi de ışıklı. karanlık gecelerin can yoldaşı. :)
— ne bileyim ben.