bugun yine ayni sey oldu. carsiya cikmanin verdigi sonsuz(!) coskuyla yazmak istedigim bircok seyi unuttum. niyeyse buraya gelip bilgisayarin basina oturdugumda aklim bombos kaliyor. sabahtan beri karsi duvardaki “pizza + limonata veya çay 3tl” yazısına kitleniyorum. limonata ve cay alternatifleri sunmus olmalari cok guzel birsey. askerdeyken kimse birsey icin alternatif sunmuyor. sirf bu sebepten az sonra hem limonatali hem cayli bir menu isteyecegim, tepkilerini merak ediyorum.
ankara boktan biyer. bence buradaki herkes bir an once burayi terkedip baska kentlere goc etmeli. belki, dort tarafi daglarla cevrili bir kentten her 15 gunde bir cok sey bekleyip haksizlik ediyor olabilirim, lakin burada gecirdigim her dakika bu kent biraz daha uzerime geliyor gibi hissediyorum. her neyse tuhaf bir kent uzerine bu kadar cumle kurmak bile fazla. teşekkürler ankara…
yeniden istanbul stüdyolarimiza donelim.
istanbul’a dair herseyi ozledim. insanlarin beton yiginlari arasindan firlayip uzerime uzerime gelmelerini bile… denizi ozledim… kopruleri, baliklari, vapurlari.. ailemi, isimi, arkadaslarimi ozledim. tek tek yazmaya kalksam aksama kadar surer.. söz, bir dahakine daha guzel seyler yazicam. gülümseyin ben yokken. hepinizi opuyorum gozlerinizden.
saat 12 olmus bile.. shit!!