May 2010
21 posts
insan zamanla anlıyor birşeyleri. insanları mesela…
May 31st
2 notes
bir pazar gününe daha “bugün çok güzel olacak” diyerek erkenden başlayıp, birkaç dakikalığına bilgisayar başına oturmamla akşamı etmiş bulunmaktayım. aferin bana.
May 30th
1 note
tahir'le zühre meselesi
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş tahir’le zühre olabilmekte yani yürekte. mesela bir barikatta dövüşerek mesela kuzey kutbunu keşfe giderken mesela denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. seversin dünyayı doludizgin ama o...
May 30th
7 notes
bu gece
bu gece erken uyumalı şöyle hafiften kısmalı gözleri bir derin nefes almalı önce kolları dolamalı birbirine biraz yüz üstü, biraz yan yatmalı sonra sımsıkı sarılmalı saçları yüzüne yapışmalı nefesi nefesine karışmalı gözleri gözlerine kolları uyuşmalı insanın öylece sızıp kalmalı bu gece erken uyumalı ertesi gün gelen edit: bunu dün gece yazmışım, uykumun gözlerimden aktığı bi anda....
May 28th
“… bu kartı sana ben büyük ihtimal paris’ten atıyorum!”
– k.iskender
May 27th
2 notes
Listen… we all have dreams of leaving we all want...
May 27th
7 notes
WatchWatch
TomTom Darth Vader
May 26th
1 note
“… bazı şeyler hep aynı kalır. ve bu iyi birşeydir aslında…”
May 25th
gitmeler..
tepkilesim: “O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer..”
May 25th
6 notes
May 22nd
May 22nd
May 22nd
May 22nd
cuma ertesi
bugün günlerden cumartesi. döndükten sonraki ilk cumartesim. döndükten derken yanlış anlaşılmasın, askerden yani… bu hafta biraz abuk da başlamış olsa, dün ajansa gidip pırıl pırıl dostlarımı görünce kendime geliverdim. son 5 ayımın haki rengi karanlığından sonra, mavinin, yeşilin, turuncunun, pembenin o capcanlı halleri, dostların o samimi bakışlarıyla birleşip sarıverdi etrafımı. sanki hiç...
May 22nd
Şu sıralar ruhumun darlığına eşlik edecek yapay bir yalnızlık arayışı içerisindeyim, uzun zamandır kalamadığım. Önceden belirlenmiş bir süreyi, sevdiği herkesten ve herşeyden belli bir mesafe uzakta geçirdiğinde insan, geri döndüğünde anlatacak birşeyleri olmalı belki, iyi ya da kötü. Lakin ben bu zamanlara dair kimseye anlatacak birşeyim olsun istemiyorum sanırım. Sadece biraz zamana ihtiyacım...
May 19th
May 18th
6 notes
“before sunrise…”
May 16th
2 notes
May 9th
istiklal nehri
robinson crusoe’ya gidip, para verip almayacağım kitapları saatlerce karıştırmayı, sonra bi an saate bakıp sanki önemli bir işim varmış gibi elimdeki kitabı rafa koyup hızlı adımlarla oradan çıkıp istiklal nehrine kendimi bırakmayı özledim.
May 8th
3 notes
başıma güneş geçti
3 gündür ağaç dikiyorum. Yorulmama rağmen oldukça mutluyum.. Ensem şopar ensesine, pamuk gibi ellerim maraba eline dönüşmesine, kollarım amele yanığı olmasına rağmen tuhaf bir huzur var içimde. Diktiğim fidanlar olur da tutarsa, bugüne kadar harcadığım oksijeni belki birkaç yıl sonra dünyaya armağan edebileceğim.. Ne mutlu bana ve bana bu şansı veren yetkililere..
May 7th
“her şeyden uzak kaldığında, her şeyi özleyebiliyorsun..”
May 5th
1 note